
Samed Aydın SUN- Furkan KAVUKLU/KAYSERİ, (DHA)- TARIM ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri'de yaptığı açıklamada, "Son 66 yılın en yüksek yağışına ulaşmış durumdayız. Bütün barajlarımızın aktif doluluk oranı şu anda yüzde 81,5. Bu bir rekor. Barajlarımızda 26 milyar metreküp daha fazla su depolamış durumdayız. İllerimizde içme suyunda herhangi bir sorun yaşanacağını düşünmüyorum" dedi.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çeşitli ziyaretler için geldiği Kayseri’de bu yıl 1'incisi düzenlenen ‘Erciyes Zirvesi’ne katıldı. Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Sabancı Kültür Sitesi’nde gerçekleştirilen iklim değişikliği, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve gıda güvenliğine yönelik çözüm önerileri ve iş birliği fırsatlarının değerlendirildiği, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’ın başkanlığını yaptığı Büyük Sanat Vakfı organizasyonu ve AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler koordinasyonundaki zirveye, Bakan Yumaklı’nın yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti milletvekilleri Dursun Ataş, Şaban Çopuroğlu, Murat Cahid Cıngı ve Bayar Özsoy ile Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ile uluslararası alandaki uzmanlar katıldı.
'HAYATIN KAYNAĞI'
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, konuşmasında, gıda güvenliğinin önemine dikkat çekerek, "İklim, su, gıda ve güvenlik, aslında birbirinden ayrılması mümkün olmayan konular. Türkiye, Akdeniz havzasında olan bir ülke. 2100 yılına kadar su varlığında bunlar öngörüler, yüzde 25 oranında bir azalma söz konusu olacak. Hangi sebeplerle? İklim değişikliği, dünyadaki uygulamalar, teknolojiler vesaire bir sürü şey sayabiliriz. Suyu neden bu kadar ilk sırada ve en önemli konu olarak söyledim? Çünkü, o hayatın kaynağı. O yoksa hiçbir şey yok. Biz de gıda güvenliğimizin teminatı olan tarımsal üretimimizi risklere dayanıklı hale getirmek için çalışıyoruz, gayret ediyoruz. İşte, bu amaçla, suyu merkeze koyarak, ürün desenini belirleyerek Türkiye'de üretim planlamasını 2024 yılı Eylül ayı itibarıyla başlatmış durumdayız. 2025 yılı ilk yılıydı” dedi.
Bu yıl artan yağışlar sonrası barajlardaki doluluk oranlarına da vurgu yapan Bakan Yumaklı, “23 yılda bu ülkede 11 bine yakın su ve sulama tesisi yapıldı. Cumhuriyet tarihinin bütün yapılan yapılarının yüzde 60'ı son 23 senede gerçekleşti. Yaklaşık 7,3 milyon hektarlık bir alan, artık ülkemizde sulanır halde. Ne demek? Daha fazla ürün alıyorsunuz. Daha verimli ürün alıyorsunuz, daha kaliteli ürün alıyorsunuz. Bu manada iklimsel etkilerin sonuçlarından daha az negatif etkilenme adına sulama konularına önem vermiş durumdayız, devam da ediyoruz. Tarımsal kuraklıkla mücadele stratejisi ve eylem planını da hayata geçirmiş durumdayız. Bu sene yağışlar iyi gidiyor. Bu vesileyle burada ilk kez açıklayacağım bazı rakamları da ifade etmek istiyorum. 2026 yılında gerçekleşen yağışlar uzun yıllar ortalamasının yüzde 32,5 üzerinde. Geçen yılın ise yüzde 75,7 üzerinde. Geçen yıldaki yaşadığımız o anormal kuraklığın bu devasa farkını buradan görebiliyoruz. Son 66 yılın en yüksek yağışına ulaşmış durumdayız. Bütün barajlarımızın aktif doluluk oranı, şu anda yüzde 81,5. Yani bu bir rekor, onu söylemek istiyorum. Halihazırda barajlarımızda 26 milyar metreküp daha fazla sulama su depolamış durumdayız. Geçtiğimiz yıl kuraklık sebebiyle içme suyu rezervlerinde bazı şehirlerimiz sıkıntılar yaşadı. Ama bu sene toparlamaya başladılar. Büyük oranda da toparlandı. Ben artık Türkiye'deki illerimizin içme suyu bağlamında herhangi bir sorun yaşayacaklarını düşünmüyorum açıkçası” ifadelerini kullandı.
‘SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM ÇOK İYİ BİR SULAMA SİSTEMİNDEN GEÇER’
Kapalı devre sulama sisteminin önemine de dikkat çeken Bakan Yumaklı, “Sürdürülebilir bir tarım sistemi mutlaka ama mutlaka çok iyi bir sulama sisteminden geçer. Bizler de kapalı devre sulama sistemi yani suyu minimumda ve verimli kullanacak sulama sistemlerini sadece yeni yaptıklarımızda değil, geçmiştekileri de kapalı devre sulama sistemlerine çevirerek inşallah bu konudaki eksiğimizi tamamlamayı hedefliyoruz. Halihazırda Türkiye'deki sulama sistemlerinin sadece yüzde 38,5'u kapalı devre. İnşallah 2028'de bunu yüzde 40 5'e ulaştıracağız. Tabii sadece sizin kapalı devre sulama sistemleri yapmanız yetmez. Aynı zamanda çiftçilerimizin, üreticilerimizin de kendi tarla içi sulamalarında bunları kullanması gerekir. O yüzden bakanlığımız bunları kullanan çiftçilerimize yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe desteği veriyor. Yani damla sulama ve diğer modern sulama sistemlerini kullanan bütün çiftçilerimize yüzde 50 ile yüzde 70 arasında yapmış oldukları harcamanın bedelini geri iade ediyoruz. Bizim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile birlikte aslında süreçlerimiz girift. Yani birini diğerinden ayıramayız. İşte göl kurtarma planlarında birlikte çalışıyoruz” dedi.
‘ORMAN YANGINLARININ YÜZDE 91’İ İNSAN KAYNAKLI’
Orman yangınları hakkında da konuşan Bakan Yumaklı, şunları söyledi:
“Orman yangını sezonu diye bir şey yoktur. Bunu söylediğiniz zaman kanıksamış olursunuz. Sadece riskli dönemler vardır. Bu riskli dönemlere de ne kadar hazır olduğunuzun bir önemi vardır. Orman yangınlarının 2025 yılı istatistiği yüzde 91'i insan kaynaklı. Aslında o ciğerimizi yakan görüntülerin, o cansiperane çalışmaların hatta içimizi yakan yine şehitlerimizin bütün çabaları, bütün gayretleri o görüntülerin bir an önce yok edilmesi, o yangının söndürülmesi üzerine oldu. Ancak bunların hiçbirisi olmayabilirdi. En azından yüzde 91'i için olmayabilirdi. Riskli dönemlerde artık bu döneme girdik. Çok şiddetli rüzgarların başladığı, şiddetli sıcaklıkların olduğu, nemin düşük olduğu dönemlerde hangi gerekçeyle olursa olsun açık alanlarda ateş yakılmaması gerekir. Bakın çok komplike bir şey söylemiyorum. Sadece biraz dikkat. Sadece tedbirli davranmak. Emin olun, bu yüzde 91'in büyük bir kısmı bu şekilde engellenebilirdi. Küçük ihmal kaynaklı çünkü bunlar."
Cumhuriyet tarihinin en güçlü filosuna sahip olunduğunu anlatan Bakan Yumaklı, “Orman teşkilatımız, 187 yıllık bir kurum, Orman Genel Müdürlüğü. Bir disiplin içerisinde hareket ediyor. Dünyanın birçok ülkesine bu manada önderlik eden, yol gösteren bir kuruluşumuz. 28 bin personelimiz de, 138 bin gönüllümüz de bu riskli döneme hazırız. Güçlü bir filomuz var. Şu anda 28 uçağımız, 119 helikopterimiz, 14 insansız hava aracımızla tarihinin en donanımlı en iyi filosuna sahibiz. Ancak bütün bunların sahibi olmanız demek bu riski yok ettiğiniz anlamına gelmez. 'Olay esnasında'yı konuşuyoruz. Benim söylediğim, öncesinde. Eğer ne kadar tedbirli davranırsak, ihtimam gösterirsek, bu vatandaşın, bu milletin ve vergileriyle yapılacak, bu tırnak içerisinde söylüyorum, yine, aslında olmayabilecek bu harcamayı, biz farklı işler için bu kaynakları kullanma imkanına sahip olacağız. 6 bine yakın kara aracımız var. 4 bin 500'e yakın ve daha da üzerinde dağların, tepelerin de oluşturmuş olduğumuz yangın göletleri var. Sadece yangınlar için de kullanılmıyor onu da söyleyeyim. Oradaki ekosistemin de kullanımına sunulmuş halde bunlar ve 776 akıllı kulemizle birlikte bunun tamamını gözetim altında tutuyoruz” ifadelerine yer verdi. (DHA)