CHP’li Emir: Kişiye özgü düzenleme olmaz

CHP’li Emir: Kişiye özgü düzenleme olmaz

Haber Giriş Tarihi:
Haber Güncellenme Tarihi:

Aliekber METE/ANKARA, (DHA)- CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'a yönelik başlayan statü tartışmalarına ilişkin, "Türkiye Cumhuriyeti'nde kişiye özgü bir düzenleme olmaz. Türkiye Cumhuriyeti'nin her bir vatandaşının hukuk ilkeleri doğrultusunda yargılanma, infaz süreçlerine tabi olması gibi hakları olmalıdır" dedi.

CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin grup toplantısında başörtüsü ile ilgili sözlerini hatırlatarak, "En sevdikleri konu, ‘Bizden önce bacılarımızın başörtüsüne saldırı vardı. Bizden önce din olması gerektiği gibi yaşanmıyordu. Biz geldik herkes rahatladı.' Bu yanlış, bu doğru değil. Türkiye başörtü meselesi ile diğer meseleleri de geride bıraktı. 28 Şubat'ta ve benzerlerinde Türkiye acı travmalar yaşadı. Bunların tartışması yapıldı, hesabı verildi. Elbette ki Türkiye'de biz herkesin inancını gönlünce yaşayabileceği, kılık kıyafetinden dolayı ayrıştırılmayacağı, kamu hizmetinden mahrum edilemeyeceği bir Türkiye'yi zor kurduk. Ama herkes bilir ki hepimiz o mücadelenin bir parçasıydık. Başta Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel, türban taraftarı eylemlerin bir parçasıydı. Diğer arkadaşlarımızla biz de öyleydik. Ben de hem öğrenci hem akademik hayatımda bunları yaşadım. Şimdi dön dolaş, evir çevir 28 Şubat" dedi. Emir, okullardaki ramazan etkinlikleriyle ilgili soru üzerine, "Etkinliklerin pedagojik ve etiketleyici olmamasını önemsiyoruz. Yoksa biz öğrencilerin belirli bir pedagojik anlayış içerisinde dini eğitim almaları zaten anayasal bir gereklilik, kanunlarımızda da var” diye konuştu.

'ASLA EĞİLMEYİZ, BÜKÜLMEYİZ'

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun 'CHP'nin davalarla tehdit edildiği’ açıklamasının hatırlatılması üzerine Emir, "Bir defa Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun iyi niyetinden hiçbir şüphemiz yok; ama bizim değerlendirmemiz farklı. Çünkü kelime anlamıyla 'şantaj' diyebilmemiz için bize karşı yapabilecekleri bir şeyler olacak ve bunu yapmamak üzere sizi bir noktaya getirecekler. Şantajın anlamı budur. Bizim için böyle bir şey yok. AKP'nin bize yapmadığı ne kaldı? Cumhurbaşkanı adayımızı, seçilmişlerimizi hapse koymuş, bizim hakkımızda her gün fezleke geliyor. İl Başkanlığı'na 5 bin polisle girmişler, birisi var; kendisini hala il başkanı zannediyor. Her gün butlan davası üzerinden CHP'nin kurumsal kimliği hedef alınıyor. Daha ne yapacaklar? Dolayısıyla CHP’yi baskıyla, korkuyla, adliyeyle, yargıyla sindireceklerini zannedenler varsa, bizim bunca saldırıya karşı ne yaptığımıza bir baksınlar. Asla eğilmeyiz, asla bükülmeyiz. Hiç kimse bizi herhangi bir korkuyla, herhangi bir tehditle veya şantajla hiçbir yere bir milim götüremez" diye konuştu.

'HEDEFİMİZ, TAM DEMOKRATİK TÜRKİYE'

Emir, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik başlayan statü tartışmalarına yönelik soru üzerine de "Türkiye Cumhuriyeti'nde kişiye özgü bir düzenleme olmaz. Türkiye Cumhuriyeti'nin her bir vatandaşının hukuk ilkeleri doğrultusunda yargılanma, infaz süreçlerine tabi olması gibi hakları olmalıdır. Basitçe söyleyelim; dünyada nasıl oluyorsa 86 milyon için de o olmalıdır. Bizim hedefimiz, tam demokratik Türkiye'dir ve o Türkiye'de herkesi en üst seviyede hak ve hukuk sahibi yapmaktır. Bunun için mücadele ederiz. Bunun içerisinde bir kişiye özel düzenleme yapmayacağımız gibi, 'O olsun ama şu olmasın, şu gelsin ama şu gelmesin' demeyeceğiz. Bakın Sayın Bahçeli ‘Demirtaş evine dönsün’ diyor. Dönsün. Biz yıllardır söylüyoruz AİHM kararı var. Figen Yüksekdağ ve Osman Kavala ne olacak? AİHM kararları var. Şimdi iki tane kayyum, 'Ahmetler göreve dönsün.' Dönsün tabii. Bir gün bile görevde olmamaları hatadır, yanlıştır. Zeydan Karalar niye dönmesin?" cevabını verdi. (DHA)