Medipol’de 'Hayata Yıllar, Yıllara Hayat Katmak' paneli düzenlendi
Medipol’de 'Hayata Yıllar, Yıllara Hayat Katmak' paneli düzenlendi
Haber Giriş Tarihi: 12.06.2026 09:48
Haber Güncellenme Tarihi: 12.06.2026 09:48
Kaynak:
DHA
İSTANBUL, (DHA)- MEDİPOL Sağlık Grubu tarafından ‘Hayata Yıllar, Yıllara Hayat Katmak’ paneli düzenlendi. Panelde, sağlıklı yaş almanın ve yaşam kalitesini artırmanın yolları alanında uzman isimlerin katılımıyla ele alındı.
Panelde, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Evrim Bostancı Ergen, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özkoçak, Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Makbule Dündar, İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, GETAT Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Yegane Koulieva Özcan, Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu ve Diyetisyen Nazlı Aydın, sağlıklı yaş almanın bilimsel temellerini ve günlük yaşamda uygulanabilecek önerileri değerlendirdi.
‘ÖNEMLİ OLAN UZUN DEĞİL, SAĞLIKLI YAŞAMAK’
Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Makbule Dündar, son yıllarda longevity kavramının giderek daha fazla ilgi gördüğünü belirterek, asıl hedefin uzun yaşamaktan çok sağlıklı yaş almak olması gerektiğini vurguladı. Dr. Dündar, “Günümüzde herkes uzun ve sağlıklı yaşamı konuşuyor. Artık 60’lı ve 70’li yaşlar yaşlılık olarak kabul edilmiyor. Bilim dünyası da sağlıklı yaşlanma ve kronik hastalıkların önlenmesi konusunda önemli çalışmalar yürütüyor. Günümüzde bütüncül tıp anlayışı ön plana çıkıyor. Bu noktada her alanda doğru ve dengeli olmak büyük önem taşıyor. Beslenmeden yaşam tarzına kadar sağlığımızı etkileyen tüm faktörlerde dengeyi korumak, sağlıklı yaş almanın temelini oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
‘MENOPOZ SÜRECİNİN DOĞRU YÖNETİLMESİ ÖNEMLİ’
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Evrim Bostancı Ergen, yaşam süresi uzarken menopoz yaşının giderek düştüğüne dikkat çekti. Bu durumun genetik faktörlerden beslenme alışkanlıklarına ve çevresel etkenlere kadar birçok nedeni bulunduğunu belirten Prof. Dr. Ergen, “Ömür uzarken menopoz yaşının düşmesi kadın sağlığı açısından önemli bir konu haline geliyor. Bu süreçte güvenli hormon tedavileri uygulayabiliyoruz ancak burada en önemli nokta doğru hastayı seçmek ve süreci doğru yönetmek. Her hastaya aynı yaklaşımı göstermiyoruz. Kişiye özel planlanan tedavilerle hem yaşam kalitesini artırmayı hem de sağlıklı bir geleceğe yatırım yapmayı hedefliyoruz. Amacımız sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirmek değil, sağlıklı ve mutlu bireylerin yaş almasını sağlamak” dedi.
‘KAS VE KEMİK SAĞLIĞINA YATIRIM ŞART’
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özkoçak, sağlıklı yaşlanmanın yalnızca dış görünüşle değil, kas ve iskelet sisteminin korunmasıyla mümkün olduğunu belirtti. Dr. Özkoçak, “Günümüzde insanlar yüzüne yatırım yapabiliyor, görüntüsünü değiştirerek yıllara meydan okuyabiliyor. Ancak omurganıza yatırım yapmazsanız bunun çok fazla anlamı kalmıyor. Bir kişinin kas kütlesine ve kemik yapısına yaptığı yatırım, gelecekte nasıl bir yaşam süreceğini belirliyor. Bu nedenle beslenmemizi daha bilinçli ve profesyonel bir hale getirmemiz gerekiyor. Kas erimesi artık çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi. Sağlıklı yaş almak istiyorsak kas ve kemik sağlığımızı korumaya bugünden başlamalıyız” diye konuştu.
‘SAĞLIKTA TEK FORMÜL YOK, KİŞİYE ÖZEL YAKLAŞIM VAR’
İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, sağlıklı yaşlanmanın temelinde kişiye özel tıbbi yaklaşımların yer aldığını belirtti. Her bireyin metabolizmasının, hastalıklara ve besinlere verdiği yanıtın farklı olduğunu vurgulayan Dr. Sarıkaya, “Hastaya bakarak tedavi yapmamız gerekiyor. Hepimizin metabolizması, hastalıklara verdiği yanıt ve besinlere karşı gösterdiği reaksiyon farklıdır. Bu nedenle tüm planlamaların kişiye özel yapılması gerekiyor. Hastalıkları önlediğimizde yaşam kalitesindeki düşüşü de engellemiş oluyoruz. Kişiye özel yaklaşımlarla sağlıklı yaşam süresini artırmak mümkün” değerlendirmesinde bulundu. Dr. Sarıkaya, sağlıklı yaşamın yalnızca hastalıkların olmaması anlamına gelmediğini ifade ederek, “Biz kişilere bir yol haritası çıkarıyoruz. Hangi gıdaların uygun olduğunu belirleyerek kişiye özel planlar oluşturuyoruz. Amacımız vücudun en iyi şekilde çalışmasını sağlamak. Sağlık, kişinin kendini en iyi şekilde hissetmesidir. 70 yaşına geldiğinizde hala duru bir zihne, güçlü bir kas yapısına ve iyi bir düşünme kapasitesine sahipseniz, işte bu sağlıklı yaşamak ve sağlıklı yaş almaktır” ifadelerini kullandı.
‘ÖNEMLİ OLAN YILLARA HAYAT KATABİLMEK’
GETAT Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Yegane Koulieva Özcan, son yıllarda sağlıklı ve kaliteli yaşam konusunun giderek daha fazla gündeme geldiğini belirterek uzun yaşam kadar sağlıklı geçirilen yılların da önem taşıdığını ifade etti. Özcan, “Asıl üzerinde düşünmemiz gereken konu, insan ömrünün ne kadar uzun olduğu değil, yaşamının son gününe kadar ne kadar sağlıklı kalabildiğidir. Kişiselleştirilmiş uygulamalar organizmanın doğal denge mekanizmalarını güçlendirmeye odaklanıyor. Amaç, sadece yaşam süresini uzatmak değil, yaşam kalitesini de koruyabilmektir” değerlendirmesinde bulundu.
Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu, sağlıklı yaş almanın yalnızca fiziksel sağlıkla açıklanamayacağını belirterek ruh ve beden sağlığının bir bütün olduğunu belirtti. Kudu, “Psikolojimizin iyi olması genel iyilik halimizi de doğrudan etkiliyor. Ancak bu, her zaman mutlu olmak anlamına gelmiyor. Asıl önemli olan hayatla bağ kurabilmek ve yaşamın içinde kalabilmektir. Sabah uyandığımızda bizi hayata bağlayan bir nedenimizin olması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Yaş ilerledikçe kayıpların ve yalnızlaşmanın artabildiğine dikkat çeken Kudu, “Bu nedenle psikolojik dayanıklılığı güçlendirmek büyük önem taşıyor. Sağlıklı bir yaşlılık için yalnızca genetiğimize değil, psikolojik hazırlığımıza da yatırım yapmalıyız. Sağlıklı beslenmek, kaliteli uyumak ve ruh sağlığını korumak birbirinden ayrı değil, aynı bütünün parçalarıdır” dedi.
‘SAĞLIKLI YAŞAMIN TEMELİ DOĞRU BESLENME’
Diyetisyen Nazlı Aydın, beslenmenin yaşamın en temel unsurlarından biri olduğunu belirterek toplumda diyet kavramının sıklıkla yanlış anlaşıldığını söyledi. Aydın, “Diyet yapmak yemek yememek ya da bazı besinleri tamamen hayatımızdan çıkarmak değildir. Mutlu olmadığınız hiçbir beslenme düzenini uzun süre sürdüremezsiniz. Bu nedenle beslenme planlarının mutlaka uzman kontrolünde ve kişiye özel olarak oluşturulması gerekir” ifadelerini kullandı. Yaşlanma sürecinin kas kütlesindeki azalmayla başladığını belirten Aydın, “Bir kişinin yaşlandığını çoğu zaman yürüyüşünden anlayabilirsiniz. Protein tüketimi önemli ancak tek tip protein kaynaklarıyla beslenmek doğru değil. Beslenmede çeşitlilik arttıkça bağırsak mikrobiyotası da zenginleşiyor. Sağlıklı yaş almak için bağırsak sağlığımızı korumalı, dengeli ve çeşitli beslenmeye özen göstermeliyiz” diye konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Medipol’de 'Hayata Yıllar, Yıllara Hayat Katmak' paneli düzenlendi
İSTANBUL, (DHA)- MEDİPOL Sağlık Grubu tarafından ‘Hayata Yıllar, Yıllara Hayat Katmak’ paneli düzenlendi. Panelde, sağlıklı yaş almanın ve yaşam kalitesini artırmanın yolları alanında uzman isimlerin katılımıyla ele alındı.
Panelde, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Evrim Bostancı Ergen, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özkoçak, Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Makbule Dündar, İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, GETAT Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Yegane Koulieva Özcan, Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu ve Diyetisyen Nazlı Aydın, sağlıklı yaş almanın bilimsel temellerini ve günlük yaşamda uygulanabilecek önerileri değerlendirdi.
‘ÖNEMLİ OLAN UZUN DEĞİL, SAĞLIKLI YAŞAMAK’
Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Makbule Dündar, son yıllarda longevity kavramının giderek daha fazla ilgi gördüğünü belirterek, asıl hedefin uzun yaşamaktan çok sağlıklı yaş almak olması gerektiğini vurguladı. Dr. Dündar, “Günümüzde herkes uzun ve sağlıklı yaşamı konuşuyor. Artık 60’lı ve 70’li yaşlar yaşlılık olarak kabul edilmiyor. Bilim dünyası da sağlıklı yaşlanma ve kronik hastalıkların önlenmesi konusunda önemli çalışmalar yürütüyor. Günümüzde bütüncül tıp anlayışı ön plana çıkıyor. Bu noktada her alanda doğru ve dengeli olmak büyük önem taşıyor. Beslenmeden yaşam tarzına kadar sağlığımızı etkileyen tüm faktörlerde dengeyi korumak, sağlıklı yaş almanın temelini oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
‘MENOPOZ SÜRECİNİN DOĞRU YÖNETİLMESİ ÖNEMLİ’
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Evrim Bostancı Ergen, yaşam süresi uzarken menopoz yaşının giderek düştüğüne dikkat çekti. Bu durumun genetik faktörlerden beslenme alışkanlıklarına ve çevresel etkenlere kadar birçok nedeni bulunduğunu belirten Prof. Dr. Ergen, “Ömür uzarken menopoz yaşının düşmesi kadın sağlığı açısından önemli bir konu haline geliyor. Bu süreçte güvenli hormon tedavileri uygulayabiliyoruz ancak burada en önemli nokta doğru hastayı seçmek ve süreci doğru yönetmek. Her hastaya aynı yaklaşımı göstermiyoruz. Kişiye özel planlanan tedavilerle hem yaşam kalitesini artırmayı hem de sağlıklı bir geleceğe yatırım yapmayı hedefliyoruz. Amacımız sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirmek değil, sağlıklı ve mutlu bireylerin yaş almasını sağlamak” dedi.
‘KAS VE KEMİK SAĞLIĞINA YATIRIM ŞART’
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özkoçak, sağlıklı yaşlanmanın yalnızca dış görünüşle değil, kas ve iskelet sisteminin korunmasıyla mümkün olduğunu belirtti. Dr. Özkoçak, “Günümüzde insanlar yüzüne yatırım yapabiliyor, görüntüsünü değiştirerek yıllara meydan okuyabiliyor. Ancak omurganıza yatırım yapmazsanız bunun çok fazla anlamı kalmıyor. Bir kişinin kas kütlesine ve kemik yapısına yaptığı yatırım, gelecekte nasıl bir yaşam süreceğini belirliyor. Bu nedenle beslenmemizi daha bilinçli ve profesyonel bir hale getirmemiz gerekiyor. Kas erimesi artık çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi. Sağlıklı yaş almak istiyorsak kas ve kemik sağlığımızı korumaya bugünden başlamalıyız” diye konuştu.
‘SAĞLIKTA TEK FORMÜL YOK, KİŞİYE ÖZEL YAKLAŞIM VAR’
İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, sağlıklı yaşlanmanın temelinde kişiye özel tıbbi yaklaşımların yer aldığını belirtti. Her bireyin metabolizmasının, hastalıklara ve besinlere verdiği yanıtın farklı olduğunu vurgulayan Dr. Sarıkaya, “Hastaya bakarak tedavi yapmamız gerekiyor. Hepimizin metabolizması, hastalıklara verdiği yanıt ve besinlere karşı gösterdiği reaksiyon farklıdır. Bu nedenle tüm planlamaların kişiye özel yapılması gerekiyor. Hastalıkları önlediğimizde yaşam kalitesindeki düşüşü de engellemiş oluyoruz. Kişiye özel yaklaşımlarla sağlıklı yaşam süresini artırmak mümkün” değerlendirmesinde bulundu. Dr. Sarıkaya, sağlıklı yaşamın yalnızca hastalıkların olmaması anlamına gelmediğini ifade ederek, “Biz kişilere bir yol haritası çıkarıyoruz. Hangi gıdaların uygun olduğunu belirleyerek kişiye özel planlar oluşturuyoruz. Amacımız vücudun en iyi şekilde çalışmasını sağlamak. Sağlık, kişinin kendini en iyi şekilde hissetmesidir. 70 yaşına geldiğinizde hala duru bir zihne, güçlü bir kas yapısına ve iyi bir düşünme kapasitesine sahipseniz, işte bu sağlıklı yaşamak ve sağlıklı yaş almaktır” ifadelerini kullandı.
‘ÖNEMLİ OLAN YILLARA HAYAT KATABİLMEK’
GETAT Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Yegane Koulieva Özcan, son yıllarda sağlıklı ve kaliteli yaşam konusunun giderek daha fazla gündeme geldiğini belirterek uzun yaşam kadar sağlıklı geçirilen yılların da önem taşıdığını ifade etti. Özcan, “Asıl üzerinde düşünmemiz gereken konu, insan ömrünün ne kadar uzun olduğu değil, yaşamının son gününe kadar ne kadar sağlıklı kalabildiğidir. Kişiselleştirilmiş uygulamalar organizmanın doğal denge mekanizmalarını güçlendirmeye odaklanıyor. Amaç, sadece yaşam süresini uzatmak değil, yaşam kalitesini de koruyabilmektir” değerlendirmesinde bulundu.
‘SAĞLIKLI YAŞLANMANIN TEMELİ PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK’
Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu, sağlıklı yaş almanın yalnızca fiziksel sağlıkla açıklanamayacağını belirterek ruh ve beden sağlığının bir bütün olduğunu belirtti. Kudu, “Psikolojimizin iyi olması genel iyilik halimizi de doğrudan etkiliyor. Ancak bu, her zaman mutlu olmak anlamına gelmiyor. Asıl önemli olan hayatla bağ kurabilmek ve yaşamın içinde kalabilmektir. Sabah uyandığımızda bizi hayata bağlayan bir nedenimizin olması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Yaş ilerledikçe kayıpların ve yalnızlaşmanın artabildiğine dikkat çeken Kudu, “Bu nedenle psikolojik dayanıklılığı güçlendirmek büyük önem taşıyor. Sağlıklı bir yaşlılık için yalnızca genetiğimize değil, psikolojik hazırlığımıza da yatırım yapmalıyız. Sağlıklı beslenmek, kaliteli uyumak ve ruh sağlığını korumak birbirinden ayrı değil, aynı bütünün parçalarıdır” dedi.
‘SAĞLIKLI YAŞAMIN TEMELİ DOĞRU BESLENME’
Diyetisyen Nazlı Aydın, beslenmenin yaşamın en temel unsurlarından biri olduğunu belirterek toplumda diyet kavramının sıklıkla yanlış anlaşıldığını söyledi. Aydın, “Diyet yapmak yemek yememek ya da bazı besinleri tamamen hayatımızdan çıkarmak değildir. Mutlu olmadığınız hiçbir beslenme düzenini uzun süre sürdüremezsiniz. Bu nedenle beslenme planlarının mutlaka uzman kontrolünde ve kişiye özel olarak oluşturulması gerekir” ifadelerini kullandı. Yaşlanma sürecinin kas kütlesindeki azalmayla başladığını belirten Aydın, “Bir kişinin yaşlandığını çoğu zaman yürüyüşünden anlayabilirsiniz. Protein tüketimi önemli ancak tek tip protein kaynaklarıyla beslenmek doğru değil. Beslenmede çeşitlilik arttıkça bağırsak mikrobiyotası da zenginleşiyor. Sağlıklı yaş almak için bağırsak sağlığımızı korumalı, dengeli ve çeşitli beslenmeye özen göstermeliyiz” diye konuştu.
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler