Hava Durumu

Engel tanımayan öğretmen, bağlamayla öğrencilerine ilham oluyor

Haber Giriş Tarihi: 05.06.2026 09:47
Haber Güncellenme Tarihi: 05.06.2026 09:47
Kaynak: DHA
Engel tanımayan öğretmen, bağlamayla öğrencilerine ilham oluyor

Yağmur ÖNGÜN/İZMİR, (DHA)-İZMİR'de Hayrettin Duran Anadolu Lisesi'nde görev yapan, doğuştan yüzde 10 görme engelli olan Almanca öğretmeni Erdal Kılınç (52), gönüllü bağlama dersleri vererek öğrencilerini sanatla buluşturuyor. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından kabul edilen 'Halk Ozanları ve Günümüzdeki Yeri' projesiyle gençlere kültürel mirası tanıtmayı hedeflediğini belirten Kılınç, bağlamanın gönülleri birleştirdiğini söyledi.

Hayrettin Duran Anadolu Lisesi'nde görev yapan Almanca öğretmeni Erdal Kılınç (52), yüzde 10 görme engelli olmasına rağmen öğrencilerine ilham oluyor. Almanca derslerinin yanı sıra gönüllü olarak bağlama eğitimi veren Kılınç, en büyük hayallerinden birinin bir enstrüman çalmak olduğunu, bu hayalini 30 yaşında bağlama öğrenerek gerçekleştirdiğini söyledi. Kılınç, ders saatleri dışında öğrencilerine bağlama çalmayı öğretiyor. Bu çalışmasını TÜBİTAK projesine dönüştüren Kılınç, öğrencileriyle birlikte proje çalışmalarına başladıklarını ifade etti.

'GÖNÜLLÜ BAĞLAMA EĞİTİMİ VERİYORUM'

Projenin hem halk kültürünün yaşatılmasına hem de gençlerin sanata yönlendirilmesine katkı sunmasını hedeflediklerini söyleyen Kılınç, "Çok az görerek hayatımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Ama insan yaşamında sadece bir gözün gördüğü değil de gönlünün neleri kapsadığı ve neleri alabileceğinin ne kadar önemli olduğunu öğreniyormuş. Öğretmenlik dışında 2005 yılında kısa sap bağlamayı öğrendim. Allah daha ne kadar nasip ederse, bu yolculuğa devam etmek istiyorum. Almanca dersleri dışında çocuklara neleri katabilirim, ne öğretebilirim diye düşündüm ve bu yıl itibarıyla çocuklara gönüllü olarak bağlama eğitimi veriyorum" dedi.

'AŞIK VEYSEL'İ ÜSTAT OLARAK KENDİME ÖRNEK ALIYORUM'

TÜBİTAK projesi olarak kabul edilmesinin kendisini çok mutlu ettiğini söyleyen Kılınç, "Şimdi çocuklarla gönüllü olarak hem kültürü tanımaya çalışıyoruz hem de bağlama çalışıyoruz. İnsan ne kadar başarılı olursa olsun, ruhu rahat değilse hayattan pek anlam çıkaramaz. Bu rahatsızlığı ise sanatta, müzikte, resimde ya da herhangi bir tanesiyle ekarte edebilir. Aşık Veysel'i üstat olarak kendime örnek alıyorum. Öğrencilerimizle bir yola çıktık, onlar çok genç, çok daha güzel yapacaklar. Burada şimdi hem öğrenci-öğretmen ilişkisi hem de usta-çırak ilişkisi yürütmeye çalışarak kültürümüze dönüyoruz" diye konuştu.

'GERÇEKTEN BİR İŞİ İSTİYORSANIZ ÖĞRENEBİLİYORSUNUZ'

"Bağlama adı üstünde; gönülleri bağlamak, sevmek, saygı duymak, merhametli olmak, vicdanlı olmak demek" diyen Kılınç, "Bizi biz yapan değerleri yaşarken göstermek. Ben de bunu göstermeye çalışıyorum. Almanca derslerine girdiğimde ilk baktığım, karşıdaki öğrencinin davranış ve tutumudur. Çünkü bu davranışlar kendilerine ömür boyu lazım olacak. Ben görme engelli olduğum için bağlamaya başladığımda ustam bana notaları gösteriyordu. Nota eğildiğim zaman bağlamayı göremiyorum. Bağlamaya bakınca notaları göremiyorum. İlk 3-4 ay bunun uyumuyla geçti. Sabırlı olursanız, gerçekten o işi istiyorsanız öğrenebiliyorsunuz” dedi.

‘EN UFAK ŞEYDE MUTLU OLAN BİRİ’

Aynı okulda görev yapan müzik öğretmeni Onur Özbay da "Erdal Hoca çok gönlü bol ve öğrencilerine yol göstermek için özverili ve insancıl bir insan. Aşıklık kültüründen beslendiği için o kültürün değerlerini üzerinde taşıyor. Herkesin sevgisini, saygısını kazanan biri. Hayata bağlı ve en ufak şeyde mutlu olan biri. Verdiği bağlama dersleri ile benim dersime de çok büyük katkı sağlıyor. Birlikte program yapıyoruz. Öğrencilere de bağlamayı sevdiriyor ve katkı sunuyor" diye konuştu. (DHA)

Kaynak: DHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.