Hava Durumu

İstanbul- İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi’nde tören düzenlendi / Geniş haber

İstanbul- İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi’nde tören düzenlendi / Geniş haber

Haber Giriş Tarihi: 16.03.2026 14:50
Haber Güncellenme Tarihi: 16.03.2026 14:50
Kaynak: DHA
İstanbul- İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi’nde tören düzenlendi / Geniş haber

Tuğçe SEZER ODABAŞI- Ataberk KURT- Canan İLARSLAN- Emir Efe BENLİOĞLU / İSTANBUL (DHA)-78 yaşında hayatını kaybeden tarihçi, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi'nde anma töreni düzenlendi. Törende konuşan kızı Tuna Ortaylı, “Hastane sürecinde etrafı kitapları, sözlükleri ve gazeteleriyle çevriliyken bir yandan da çıkacak kitabının tashihi yapıyordu. Düşününce hayatını dolu dolu yaşamış ama hala yaşamaya doyamamış bu adamla, babam olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçirecek çok vakit, yapılacak çok iş ve gülünecek çok an vardı. Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum” dedi. Yakın dostu Prof. Dr. Celal Şengör ise gözyaşlarına hakim olamayarak, “Arkadaşımı çok özleyeceğim. Geçen akşam Pelin Batu ile bir programı vardı. Baktım, ağladım, dayanamadım yani. Karşımda İlber konuşuyordu. Çok büyük adamdı ve çok iyi bir insandı” diye konuştu.

Tarihçi, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı için bugün saat 11.00'de uzun yıllar ders verdiği Galatasaray Üniversitesi'nde anma töreni düzenlendi. Sabah erken saatlerden itibaren ailesi, öğrenciler, akademisyenler ve sevenleri üniversitenin Ortaköy'deki yerleşkesinde, bahçede kurulan tören alanında yerini aldı. Törene Ortaylı'nın ailesinin yanı sıra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Prof. Dr. Celal Şengör, gazeteci Fatih Altaylı ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Ortaylı'nın cenazesi tören alanına getirilmezken, cenazenin doğrudan Fatih Camii'ne götürüleceği öğrenildi. Ortaylı'nın cenazesi Fatih Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından Fatih Camii Haziresi'ne defnedilecek.

'BU KADAR SEVİLDİĞİNİ BİLMEK BİZİ MUTLU EDİYOR'

Tören öncesi konuşan İlber Ortaylı'nın Kızı Tuna Ortaylı, "Bu kadar sevildiğini bilmek onun ve bu kadar bu tepkiyi görebilmek bizi de çok mutlu ediyor, acımızı dindiriyor. Çok sağ olun geldiğiniz için" ifadelerini kullandı.

‘İSTANBUL'UN ÜÇ YAKASINDA EVİM VAR DERDİ’

Tören sırasında konuşma gerçekleştiren Tuna Ortaylı, "Galatasaray Üniversitesi'ndeki meslektaşlarının arasında kariyerinin en mutlu yıllarını yaşadı desem inanın hiç abartmış olmam. Kendinden genç meslektaşları için 'Vay be, sen şuna da bak neler biliyor' diye hayret içeren övgülerde bulunur ama onlarla akran gibi koridorda muzurluklar yapar, onlara sataşır ve kahkahalarla da gülerdi. Babam, Galatasaray Üniversitesi ile neredeyse eş zamanlı olarak Topkapı Sarayı'ndaki görevine de başlamıştı. O dönemde arkamda bulunan Üsküdar Sultantepe'de oturuyordu, karşı tarafta. Her yerde büyük bir keyifle 'İstanbul'un üç yakasında evim var. Biri Üsküdar, diğeri Topkapı Sarayı, sonuncusu da Galatasaray Üniversitesi' derdi. Babamın evi olarak gördüğü Galatasaray Üniversitesi'nde babamın anısını paylaştığınız için ailem adına hepinize içtenlikle teşekkür ederim” dedi.

'MASANIN ÜSTÜNDE YARIM KALAN TASHİHİ GÖRMEK İÇİMİ ACITTI'

Tuna Ortaylı, “Hastane sürecinde etrafı kitapları, sözlükleri ve gazetelerle çevriliyken bir yandan da çıkacak kitabının tashihi yapıyordu. Dün Kronik Kitap'taki odasına girdiğimde masanın üstünde yarım kalan tashihi görmek içimi acıttı. Düşününce hayatını dolu dolu yaşamış ama hala yaşamaya doyamamış bu adamla, babam olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçirecek çok vakit, yapılacak çok iş ve gülünecek çok an vardı. Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum. Umarım sizler de İlber Hoca'yı düşününce sadece birlikte yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur” ifadelerini kullandı.

‘BİLDİĞİ ŞEYİ ANLAYAN VE ANLATAN BİR ADAMDI’

İlber Ortaylı’nın yakın dostu Prof. Dr. Celal Şengör, “İlber sadece bir tarihçi değildi. İlber bir entelektüeldi. Türkiye'nin bence en büyük entelektüeliydi. Ben İlber çapında bir adam Türkiye'de görmedim. Muazzam bir bilgisi vardı fakat bakın, bilimde bilgi yetmez. Allame de bilgilidir ama anlamaz. İlber bildiği şeyi anlayan bir adamdı ve anlatan bir adamdı. Bu çok mühimdir. Tarihi anlamak, tarihin bize ne anlattığını bilmek çok mühimdir. İlber bunu fevkalade yaptı. Her seviyede yaptı. Küçük çocuklara da tarih anlattı, kocamış insanlara da tarih anlattı, hepsine anlattığını öğretebildi. Ve onun için de Türkiye'de çok sevildi” dedi.

‘YURT DIŞI YAYINLARI BENİ DAHİ HAYRETTE BIRAKIYORDU’

Ortaylı ile bir anısını paylaşan Şengör, “Türk milleti için sayısız kitap yazdı. Yurt dışı yayınları çok mühimdir İlber'in. O yurt dışı yayınları beni dahi hayretler içinde bırakıyordu. Bir keresinde ben Avusturya'da bir sergiye gittim, Prinz Eugen ile ilgili. Onun çok güzel bir kataloğu yapılmıştı Prinz Eugen'in. Bu İkinci Mustafa'yı Zenta Muharebesi'nde yenen adam. Ama onun kütüphanesi ile ilgili bir şeydi, Osmanlı ile ilgili bir sergi değildi. Sergi kataloğunu açtım, ilk makale İlber Ortaylı. Geldim İlber'e söyledim: 'Ya' dedim, 'sen niye burada varsın be kardeşim' dedim yani. İlber böyle uluslararası bir değerdi. Dünyanın büyük tarihçilerinden biriydi” ifadelerini kullandı.

‘BİRİ HAKKINDA KÖTÜ BİR LAF SÖYLEDİĞİNİ DUYMADIM’

Şengör, “İnşallah milletçe onun hatırasını ayakta tutabiliriz. İnşallah onun istediği gibi bir millet oluruz. En büyük isteği oydu. Benim söyleyebileceğim bu. Arkadaşımı çok özleyeceğim. Geçen akşam Pelin Batu ile bir programı vardı, baktım, ağladım, dayanamadım yani. Karşımda İlber konuşuyordu. Çok büyük adamdı ve çok iyi bir insandı. Ben İlber'in birisi hakkında kötü bir laf söylediğini duymadım. Böyle beyefendi bir adamdı, görgülü adamdı” diye konuştu.

‘DOĞU VE BATI'YA AYNI ANDA HAKİM BİR İNSANDI’

Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Muhammed Uludağ, “Malumunuz İlber Hoca sadece bir tarih hocası değildi. Hocanın derin bilgisi, engin kültürü, hafızası ve keskin zekası bir yana, hitabeti çok kuvvetliydi. Geçmişi canlı bir hafıza haline getirerek tarih bilgisini geniş kitlelerle paylaştı. Akademik açıdan en etkileyici yanı ise hem Doğu'ya hem de Batı'ya hakim bir insan olmasıdır. Hocanın seyrü sülukunu tüm ilim talebeleri okumalı, bilmeli ki kendilerini tanıyıp bilsinler. Böyle zengin bir müktesebat nasıl edinilir görsünler” dedi.

‘GALATASARAY'DAN TENEŞİRDE EMEKLİ OLUNUR DERDİ’

Galatasaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enis Turca ise, “2002 yılında ilk geldiği günlerden biriydi, yalnız yemek yiyordu. Müsaade istedim, yanına oturdum ve o günden işte 25 yıla varan bir dostluğumuz ve akademik birlikteliğimiz ve birçok seyahatte de yanında, beraberinde olma şansım oldu. Bana hep derdi ki: 'Galatasaray'dan teneşirde ancak emekli olunur.' Hakikaten de öyle oldu. İlber Hoca öğrencilerine Atatürk ilkelerini, inkılaplarını, bu Cumhuriyet'in bedava kurulmadığını hep anlatırdı” ifadelerini kullandı.

‘O GERÇEK BİR TÜRK MİLLİYETÇİSİYDİ’

KKTC önceki dönem Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Bana hep 'Tatar kardeşim' diyordu. Kendisi bir Kırım Tatarı, ben de öyle. Dolayısıyla ortak bir özelliğimiz vardı. Her davete geldi, üniversitelerde konuşmalar yaptı, basına açıklamalar yaptı. En son 12 Haziran günü Yeni Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesinde o büyük salonu tıklım tıklım doldurduk. Sayın İlber Ortaylı'yı rahmetle anıyorum. Beni kırmadı, 12 Haziran'da geldi, o salonu tıklım tıklım doldurduk ve kendine has üslubuyla çok güzel yine konuşmalar yaptı, tavsiyelerde bulundu. O gerçek bir Türk milliyetçisiydi” dedi.

TARİHİ OLAYLARIN OLUŞTURDUĞU BİR KİŞİLİKTİ'

Aile yakını Gönül Pultar, "Ben kendim bugün 82 yaşında olarak, kendimden küçüklerin böyle gitmesi bana çok dokunuyor. İlber hoca gibi birisinin gitmesi daha da dokunuyor. En son hastanedeydi, yoğun bakımdaydı, bir şekilde doktorlar içeri aldılar. Kızımla gittik konuştuk ve hiç ölümün lafı bile olmadı. Bazı insanlar vardır ya böyle 'gittim, gideceğim falan nasılsa' diye konuşur, öyle değil. Gayet şakalar yapıyordu. Hiç beklemiyorduk. Son derece kibar, son derece böyle İstanbul terbiyesiyle davranan bir beyefendiydi. O tarihi olayların oluşturduğu bir kişilik olduğu için midir çok mühimle ehemin arasındaki farkı çok iyi görebiliyordu. Ondan dolayı belki tarihçi oldu" dedi.

'GERÇEK ÖZÜ TÜRK OLAN AYDIN BİR BABAMIZDI'

Neşe Kumkale, "Bir İlber Ortaylı, İlber Hoca dendiği zaman sözler hakikaten kifayetsiz kalıyor. Türkiye bir aydınını kaybetti. Yaklaşık son 5 yıldır zaten hep böyle çok aydın yüzler maalesef aramızdan ayrılıyor. Bilim insanıydı, ilim insanıydı, can dostuydu. İnsanların alabildiği kadar Türkiye'ye öğrencilere çok değerler kattı. Ama çok erken oldu. Ben halen. İnanamıyorum ve benim gibi birçok insan inanamıyor. Fakat buraya kadarmış. Son görevimizi yapmaya geldik. Biliyorum ki eminim o hep bizleri görecek, hep bizlerle. Çünkü o büyük Atatürk sevdalısı, Cumhuriyet sevdalısı, Fatih Sultan Mehmet sevdalısı. Topladığın zaman komple bir gerçek özü Türk olan bir aydın babamızdı" ifadelerini kullandı.

'BİZLERİN KARİYERİNDE HEP YOL GÖSTERİCİ OLDU'

Üniversite'de asistanlığını yapan iş İnsanı Sera Öner, "Ben İlber Hocamın Bilkent Üniversitesi'nde 2004-2006 yıllarında iki yıl yüksek lisans yaparken tarih bölümünde asistanlığını yapmıştım. Çok ilham verici, bizlerin kariyerinde hep yol gösterici oldu. Hem şahsen bizler üzerinde, biz asistanları üzerinde, öğrenciler üzerinde emekleri çok büyük hem de Türk toplumu üzerinde müthiş emekleri var ve yol gösterici oldu. Çok güzel eserler bıraktı, tarihi sevdirdi. Biraz okumayla sorunu olan bir toplumuz maalesef. Çocuklara dönük kitaplar yazdı. Son yazdığı eserleri de Fatih Sultan Mehmet'le ilgili yazdığı kitabı, çocukların sorularıyla onlara verdiği cevaplarla Atatürk'ü anlatması hakikaten çok anlamlı oldu. Son ana kadar hep üretti. Her anı değerlendirir bazen 2-3 konferansa birden katılırdı. Biz asistanlarını da her zaman radarında tutardı. Hiçbir zaman için iletişimi koparmadı. Ben kısmen yurtdışında yaşıyorum. 2-3 ayda bir mutlaka sohbetlerimiz olur. Hangi ülkelere gittiysem ya da bulunduğum coğrafyada Körfez ülkelerinde ne tür gelişmeler oluyorsa mutlaka konuşurduk. Yarım saati, bir saati bulan konuşmalarımız olurdu. Hep kendisinden feyz aldım. Kendisini rahmetle yad edeceğiz" diye konuştu.

'TÜRKİYE'DE BİR KÜTÜPHANE YANDI DİYE DÜŞÜNÜYORUM'

Fizik öğretmeni Demet Erim, "Gerçekten çok üzgünüz. Ben Türkiye'de bir kütüphane yandı diye düşünüyorum. İlber Hoca'nın ölmesi bana öyle geliyor. Türkiye'de bir kütüphane yandı bitti gibi geliyor. 10,15 sene daha hocamıza ihtiyacımız vardı. Ben fizikçiyim ama öğrencilerime hep İlber Hoca'yı anlattım, hep konuştum. Herhalde hep te konuşacağız Söylenecek bir şey yok" dedi.

'BANA TARİHİ SEVDİREN KİŞİDİR'

Öğrenci Hazar Kadıoğlu, “İlber Ortaylı'yı çocukluğumdan beri okuyorum. O zamanlarda kitaplarını almıştım. Bana tarihi sevdiren kişidir. Şu anda da Uluslararası İlişkiler öğrencisiyim. Bize tarihi sevdiren kişi olduğu için bugün arkadaşımla buraya gelmek istedik Hocanın mekanı cennet olsun" diye konuştu.

'ÇOK BİLGE BİRİSİNİ KAYBETTİK'

Tuğba Türkan, "Çok üzgünüz. Muazzam bir kişilik, ben kendisini çok iyi tanıyordum. İnanılmaz bir değeri kaybettik. Söylenecek hiçbir şey yok. Muazzam bilge, kültürü, duruşu olan biriydi. Bana 'dans etmeyi ve piyano çalmayı bilmeyen insanları normalde biz kültürsüz sayardık bir dönem gibi' bir şey söylemişti. Çok bilge birisini kaybettik" ifadelerini kullandı. (DHA)

Kaynak: DHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.